özgüven sahibi olmakla küçük düşmek arasında ince bir çizgi vardır... kadınlar bu çizgiyi geçtiklerinde fondotenle tapatabilirler ancak erkekler fondoten kullanmayı bilmez...
özgüven sahibi olmak ... liseye geçtiğimden beri (heralde 18 sene oldu) sürekli ama sürekli duyduğum bir laf bu. özgüvem sahibi erkek,özgüven sahibi kadın, özgüven sahibi birey falan... saplantılı bi şekilde, ısrarla bu kavramın niye beynime beynime sokulduğunu anlamaya çalışır anlayamazdım. çünkü özgüven zaten insanın default özelliklerinden biriydi. ne zamanki yurtdışına çıkıp da Türkiye'yi daha sağlıklı değerlendirmeye başladım, o zaman anladıım ki; bizim kültürümüz tamamen birbirimizi rencide etmeye, onurunu gururunu kırmaya yönelik olduğu için, bizde özgüveni olup da onu koruyabilmek ancak yapay bi denemeden öteye geçmiyormuş. Bu yüzden de insanlar sürekli birbirlerini özgüven sahibi olmayan ezikler şeklinde aşağılamaya bayılırlar. Hem o kişinin özgüvenini yerlere düşürmek için sürekli baskı ve aşağılama ile taciz ederler, hem deözgüveni düştü diye özgüvensiz insan diye yaftalarlar. Oof of çok zor Türkiye'de ve Türk insanlarıyla yaşamak. Çok seviyorum o ayrı ama sürekli birbirini mutsuz etmek için çaba halinde olan insanların arasında yaşamak da çok zor, onu da kabul etmem gerekiyor ...
özgüvenden kasıt(ÖZGÜVEN!!!!!!!!) yani abartılı kendini ve benliğini sevmek kendine gereksiz, ukalalık derecesinde bir güven..g.t kalkıklığı falan filan bahsettiğimiz özgüven (!) mübalağa ettiğimiz bir özgüven...
fondotenle özgüven kazanmaz (= erkek kadının makyajına(lafın gelişi) okadar çok takıktır ki kadının kendini küçükdüşürdüğünün farkına bile varmaz anlamında o...
onun ismi özgüven değil ki, onun ismi kendini üstün göstererek gizlemeye çalışılan aşağılık kompleksi. kendini diğer insanlardan eksik görmeyen, kendini yüksek göstermeye çalışmaz zaten.