severim;;;;;;;;;;;ma ndalina yerken büyük dilimin yanında ufak bir dilim varsa onu yavrusu olarak düşünmeyi ve ayırmaya kıyamayıp ikisini birden yemeyi,,susamlı çubur krakeri yedikten sonra dipinde kalan susum tozlarını ağzıma dökerek yemeyi ,,Radyoyu açmaya hazırlanırken bir taraftan mırıldandığım şarkının ilk kanalda karşıma çıkmasını,,televizyo nun kapanirken cikardigi citir citir sesi ,,dolmusta inecegim yere yaklasirken, "musait bir yerde", "isiklarda" falan demeye hazirlanirken(sevmem ) tam o siralar benimle ayni yerde inecek birinin cikip dolmusu onun durdurmasini ve inmeyi ,,elektrikli supurgeyle supururken kirintisi bol bir yer uzerinden gecerken supurgenin icinden gelen citir cutur, kirintilarin iceri gecis sesin,,uyumaya calisirken, basimi koydugum yastik isinmissa obur yuzunu cevirip serin tarafinda ferahca yatmaya devam etmeyi ,,Bir anı ikinci kez yaşıyormuş duygusunu ve o sırada "ben bu anı daha öncede yaşamıştım" demeyi,,Sevgilinin kaşkol ve bere arasından görünen yüzünü,,sucugu dilimlerken dayanamayip kurt murt yapar mi dusunceleri arasinda cig olarak birkac tane mideye indirmeyi,,su icmek icin bardak alip masadan dolu sandigim megerse bos olan surahiyi istemeden hizlica kaldirdigim andaki afallayip tebessum ettigim anı,,sabahları kalkmam gereken zamandan 15 dk öncesine saati kurup keyif yapmayı,,Çok sevdiğim şarkıların sözlerini internetten bulup sonra yüksek sesle şarkıcıya eşlik etmeyi,,sabah çayımı, demliğin kapağından içmeyi,,uzun uzun anlatacak bişeyi olan insan evlatlarının, yavaş yavaş anlatacaklarını düşünmeyi,,güvercinl erin kafalarını oynata oynata yürümesini izlemeyi ,,kutu kolanın açma halkasının çikardiği sesi,,istemeyerekte olsa kolumun üzerine yatmayı. gece veya sabah uyandığımda kolumun aktif hale gelmesini beklemeyi,,otobüsten inerken otobüs tam olarak durmadan ayaklarımı kaldırıma savurmayı ,,kapinin onunde yayila yayila uzanmis kedinin beni gorunce anlar haliyle yavas yavas sikila sikila yerinden kalkip gecmeme izin verdigi anı,,placebo dinnerken kendimi londra sokaklarında yürür düşlemeyi,,şehirlera rası seyahate çıkmadan önce az uyumayı yahut hiç uyumamayı, böylece otobüs yolculuğu boyunca deliksiz uyumayı,,Kar yağınca, yerde biriken karları avcuma alıp sıkmayı ve pofurt diye ses çıkarmayı.,,Narları tek tek ayıkladıktan sonra avuç avuç ağzıma atmayı,,geleceği olan erkeği, geçmişi olan kadını ,,televizyonun karşısında uyuklarken birinin bana yastık ve battaniye getirmesini,,Neşeliy ken farkında olmadan bir şarkı mırıldanmaya başlamayı ve insanların bana garip garip baktığı an önce utanmayı sonrada kendi kendime"mutluyum işte ne var"diyip gururlanmayı ,,mısır patlatınca patlamayan mısırları yemeyi,,yazi yazarken noktadan sonra küçük harfle devam etmeyi,,Yağmurdan sonraki toprak kokusunu,,Yeni doğmuş bebek kokusunu ,,Türk kahvesi paketini açtığımda kokuyu içime çekmeyi ve her kahve yapışımda tekrar tekrar burnumu sokup koklamayı,,Kablosuz telefon yerine uzun, upuzun kablolu telefon kullanmayı... Elinizde evin istediğiniz yerine gidebilmeyi, bu konusma esnasında kablo ile oynamayı,,Evin ne çok toplu ne de çok dağınık olmasını, içinde devam eden bir hayat olduğunu hissettirecek kadar dağınık olmasını,,Sıkışmış kavanoz kapaklarını açarken zorlanmayı,,şişeye su dolduruken, suyun doldukça, ağzına yaklaştıkça çıkardığı gittikçe incelen o sesini,,gazete bayiisinden dergi alırken, üzerinde küçük bir mermer parçası olan en üsttekini değilde, onun bir altında duran daha temiz olanını almayı,,şehirleraras ı yolcluk yapacakken, servis aracından dışarıyı seyretmeyi ve her seferinde istanbul'u deli gibi özleyeceğimi bilmeyi ve hatta o anlarda özlemeyi,,zamanı kontrol ettiğimi düşünerek kendimi kandırmayı,,yaşlılar la sohbet etmeyi,,yılın ilk denize girişini... genzimdeki tuzlu su tadını özlediğimi hissedişimi,,biriyle aynı anda aynı şeyi söylemeyi ,,Kibrit yakıldığı an çıkan kokuyu ,,sinemaya gittiğimde önümde benden uzun birisinin oturmamasını,,seneni n ilk kar yağışını,,berberleri n kullandığı arko marka silindir şeklinde traş köpüklerini,,kırtasi ye malzemelerini,,masal arında küçük oyuncaklar barındıran insanları,,kapının arkasından gelen "kim o?" sorusunu "benn!" diye cevaplamayı... sesimden tanınmayı... ,,çok eskilerde oynadığımız bilgisayar oyunlarını arşivden çıkarıp veya bulup biryerlerden tekrar oynamayı,,sonbaharı. .. hüzün maskesi arkasındaki gelecek yıla doğru devam eden yeniden yapılanma sürecini,,şehirlerar ası otobüslerde birinin su istemesi ile baslayan bulaşıcı "su isteme" hastalığını... ,,sürprizler düsünmeyi sürekli,,eşyların da bir ruhu olduğuna inanmayı,,plastik çay bardağı altlıklarını,,yazı yazarken kurşunkalem kullanmayı, onun içtenliğine, yalınlığına ve sıcaklığına inanmayı... ,,güneşe bakıp da hapşırmayı ,,Sabahları uyandığımda gördüğüm rüyadaki ayrıntıları hatırlamayı... ,,uyandigi zaman sevgilimin üzerine sinmiş olan "uyku kokusunu"... ,,çocuklugumda dandik cikletlerle beraber verilen yamyassı kovboy ve kızılderili oyuncaklarını... ,,yoğun ışıklı bir şeye bakıp ta gözümü kapadığımda o silüetin dakikalarca gözümde durmasını,,nasihat vermeyen tecrübe yaşatan insanLarı ,,soguk havalarda su birikintilerinin donması ve onların üzerinden kaya kaya gitmeyi... ,,Parklarda boyası dökülmüş eski bankları,,ınce belli çay bardağına şeker atarken, iki küp şekeri sırt-sırta birleştirip dikkatlice bıraktığımda, ince bölgede sıkışıp, dibe düşmeksizin orada erimesini...,,Acik alanda kız arkadasimi opebildigim medeni şehirleri,, didimi... hayat ayrıntılarda gizlidir..hiçbirimiz bigün milyonların bizi kodak theatre da alkışliicaı günleri bekleerek yaşamamalıyızz.sahip olduğumuz we zamnla kaybettiğimiz insana özgü mutlulukları kaybettiğimiz zamn ağzımızdan dökülmeye başlar komik ego tanımlamaları..senin de dediğin gibi muhteşemsin en iyisisin prensessin tanrıçasın..ama bu ben aşağılık bi adam olduğumdan deil..senin de karşıma oturduğunda çok basit sözler söylememe rağmen hatta sırf bu yüzden beni sewebilmenden ve bi an herkesten yakın hissetmenden dolayıdırr..ufak mutluluklar diye bize yutturulan hayatın anlamları ancak yüzüne bakılmiicak değerleri görmezden gelmemize we sewilmiicek olanı sewmemize yardm edebilir..hepimiz en iyisiyiz.çünkü hepimiz hiçbirzamn kimsenin farkedemeyeceği delilik sınırlarında yaşıyoruzz..seni seviyorumm..sadece bana kendimi hatırlattığından..se verim