HABER MERKEZİ
Sansür kuşatması dört koldan sürüyor
15 Şubat 2010 Pazartesi
Haberi Gönderen
Karga

İnternette içerik ve kullanıcı sayısı arttıkça devletlerin denetim iştahı da kabarıyor. Uzmanlarsa çabaların aslında pek de işe yaramadığı konusunda hemfikir. Avustralya kendi kanunlarına uymadığı ve sansür uygulamadığı gerekçesiyle Youtube'a kafa tutuyor, Fransa hızlı sansür için kanun hazırlıyor... İnternet hâlâ var olduğu için şanslı sayılırız İnternet alanında enteresan girişimleriyle ülkesini sürekli gündeme taşıyan Nicolas Sarkozy’nin öncülüğünde hazırlanan bir torba yasa tasarısı yarın Fransız meclisinde oylamaya açılacak. Türkiye’de emsallerine çok rastlanmasına rağmen Fransa’da pek başvurulmayan bir yöntem olan torba yasa girişiminde ruhsatsız kullanılan araçlara devletin el koymasından karşılıksız çeke yönelik cezaların arttırılmasına, polisin elindeki DNA arşivinin genişletilerek bütün kurumlar arasında ortak bir veritabanı kurulmasından güvenlik kameralarının sayısının arttırılmasına kadar pek çok düzenleme yer alıyor. Ancak esas tepki toplayan kısmı internetle ilgili olanı. Loppsi II adlı kanun tasarısında çocuk pornografisiyle mücadele öne sürülerek internet üstünde devlet yetkililerine neredeyse sınırsız bir takip ve sansür imkanı sunuluyor. Mücadele adına polis bütün internet servis sağlayıcılarının hatlarına girerek abonelerini takip edebilecek, bu işi yapan ya da aracılık edenlerin telefonlarını izinsiz dinleyebilecek. Mahremiyet hakkı savunucularıysa bu kararın herkesin ve her şeyin takip edilmesiyle sonuçlanacağı görüşünde. Loppsi II tasarısının gündeme getirdiği bir diğer konuysa Türkiye’nin gündeminde son yıllarda adeta sıradanlaşan sansür kavramı. Kanun teklifi kabul edilirse Fransız yetkilileri içeriğini uygunsuz gördüğü sitelerin erişimine engel koyabilecek. İtalya temyizden döndü Sektör uzmanları ve muhalefet yetkilileri bu işlemin site bazlı değil sayfa bazlı yapılması ve sansürlenmesi istenen adreslerin bir hakim tarafından incelenip onaylanması konusunda tasarıda değişiklik yapmak istediyse de bunda başarılı olamadılar. İlginç bir şekilde Sarkozy hükümetinin ‘acil’ kategorisine aldığı Loppsi II yasası yarın mecliste oya sunulduktan sonra kabul edilirse kanunlaşmadan önceki son onay için senatoya gidecek. Avrupa’dan diğer şaşırtıcı haberse İtalya’dan geldi. Daha önce 2008 yılında lisans haklarını ihlal eden dosyaların paylaşımına aracılık ettiği gerekçesiyle ünlü bittorrent ağı The Pirate Bay sitesini sansürleyen İtalyan mahkemeleri sitenin temyize gitmesine yol açmıştı. Görülen davada Bergamo mahkemesi yabancı bir sitenin içerik ve faaliyetlerinden dolayı İtalya’da sansürlenemeyeceğine kadar verince sansür kalkmıştı. Ancak geçtiğimiz günlerde davayı yeniden ele alan İtalyan Yargıtay’ı, kararı hatalı buldu ve İtalyan kullanıcıların erişimine açık kaldığı için internet erişim sağlayıcıların sansür uygulamaya zorlanabileceği kararına vardı. Böylece Türkiye’de de MÜYAP’ın şikayetiyle erişime engellenen The Pirate Bay sitesi İtalya’da da sansürlü siteler arasına yeniden katıldı. Sansür hevesi dünyanın diğer ucunda; Avustralya’da da kendini gösteriyor. Ulaştırma Bakanı Stephen Conroy, Türkiye’de de içerdiği bir videodan dolayı senelerdir sansürlü olan video paylaşım sitesi Youtube’un Çin ve Tayland hükumetlerinin talepleri doğrultusunda sildiği videolardan yola çıkarak sitenin bundan sonra Avustralya’dan görüntü-lenen içeriğe yönelik otosansür uygulama- sını talep etti. Ancak Youtube yönetimi çocuk pornosu, hayvan pornosu, şiddet ve genel anlamda seksi içeren otosansür çerçevesinin yeterli olduğunu ve bu talebe uymayacağını açıkladı. Bakan Conroy ise talep ettiği şeyi sitenin Çin için uzun süredir zaten yaptığını savunurken çok tanıdık bir cümle kuruyor: “Avustral-ya’nın kendi kanunları var ve Youtube da herkes gibi buna uymak zorunda!”

pickemiyorum 7 ay önce
internet sansürünü protesto etmek için bi site google map te istiklalden meclise yürüyüş yapıyor. 34 için de bekliyoruz.